Seyretmesi keyifli bir film Oz The
Great and Powerful. Van Helsing filmindeki gibi siyah beyaz açılışı, Oz
dünyasına geçince renklenmesi, Oz’un envai çeşit canlısı, mekanları,
kostümleri, karakterleri ve oyuncuları, görsel efektleri ve harika adam Danny Elfman
imzalı müzikleriyle, her anı dolu ve renkli bir Disney yapıtı. Üç boyut
özelliği de başarıyla kullanılmış.
Yaşayan en güzel kadınlardan üçü, Rachel Weisz, Mila Kunis ve
Michelle Williams’ı cadı olarak görmek eğlenceli. İlk gördüğünüzde Hollywood
yıldızı olmasını sağlayacak bir özelliği yokmuş gibi görünmesine rağmen, oynadığı
her filmde (özellikle 127 Hours ve Rise of the Planet of the Apes) seyirciyi
perdeye bağlayan James Franco da rolünün hakkını veriyor. Sanal karakterler de
gerçek karakterler ile oldukça uyumlu.
Peki, Oz’un bir Sam Raimi filmi olduğunu gösteren alametler
neler? Hiçbir şey. Yarın Sam Raimi’nin öldüğünü ve cenaze namazına gittiğimizi
düşünelim. Sinefil bir hocaya denk gelirsek ve hoca ‘ey cemaat, en çok hangi
filmini severdiniz?’ diye sorarsa, verilecek cevaplar; Evil Dead üçlemesi,
Darkman, A Simple Plan ya da The Gift olurdu. Kimsenin Spider-Man üçlemesini ya
da Oz’u dile getireceğini sanmıyorum. Benzer yolda ilerleyen (hatta daha kötü
yolda) Tim Burton’ın iyi filmlerinin hiçbirinin son on yılda çekilmemiş
olduğunu hatırlayalım. En azından Raimi arada bir Drag Me to Hell gibi filmler
ile ağzımıza bal çalıyor. Ne yazık ki Burton, kendi harikası Frankenweenie’yi
bile yerin dibine sokacak kadar özünden uzaklaşmış durumda.
Kimi yönetmenler büyük prodüksiyonlara tarzlarını yansıtıp
imzalarını atabiliyorlar. Spielberg, Fincher, De Palma gibi. Kimileriyse küçük
filmlerin özgürlüğünde parıldarlar. Joss Whedon’u ele alalım. The Avengers’ta kendini
göstermeyen (gösteremeyen) Whedon’un parlak zekası, The Cabin in the Woods’un
her yerinden fışkırıyordu.
En başta dediğim gibi, neredeyse sorunsuz ve ailece izlenecek
güzel bir Disney filmi Oz. Ama bana, güzel bir Disney filmi mi, yoksa orta
karar bir Sam Raimi filmi mi izlemek istersin diye soracak olursanız, oyum her
daim Raimi’den yana.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder