Sam Mendes’in Bond’u Skyfall vizyonda. Belki de ilk kez, bir
Bond filmi bu kadar yönetmenine özgü. Nedir peki Skyfall’ı diğerlerinden ayrı
kılan? Öncelikle tür seçimi. Çoğu Bond filmi saf aksiyon içerir. Roger Moore’lu
filmler ise aksiyon/komedi kırmasıdır. Bazı zamanlar da bilim kurgu/aksiyon
birlikteliğinin ürününe dönüşür. Skyfall ise aksiyon/dram karışımı ilk Bond.
Belki filmin dram kısmı türdeşlerine göre daha zayıf ama karşımızdaki
karakterler elli yıldır öyle ya da böyle sürekli karşımıza çıktığı için,
seyircide uyandırdıkları duygular da etkili oluyor.
Sam Mendes’in Bond’unun diğerlerinden ayrıldığı bir diğer
nokta, aksiyonunun hayal gücünden yoksun oluşu. Mendes’in daha önce aksiyon
filmi çekmemiş olmasının handikapı burada hissettiriyor kendini. Özellikle
final sahnesi çok düz ve yaratıcılıktan uzak.
Elli yıllık, soğuk, kalpsiz, duygusuz ajanın,yenilenmiş
seride seyirciye daha insancıl sunulmasının en doyurucu durağı Skyfall. Vuruluyor,
düşüyor, hata yapıyor, kandırılıyor, düşmanlarını doğduğu evde karşılıyor,
üzülüyor. Bir sonraki filmde hüngür hüngür ağlarsa şaşırmayın.
Gelelim Bond filmlerinde Bond’tan sonra en önemli olan
kişiye, filmin kötüsüne. Javier Bardem’in harika oyunculuğuyla vücut bulan
Silva, şimdiye kadarkiler içinde en değişik amaca sahip Bond kötüsü. Yaptığı her
şeyin tek bir amacı var: M’den intikam almak. Hatta intikamdan da öte, M ile
birlikte ölmek. M’i annesi olarak görüyor ve belki de O’na aşık ve M’in ihaneti
kalbini kırmış. Ortada dünyayı ele geçirmek ya da üçüncü dünya savaşı çıkarmak gibi
amaçlar olmayınca, aksiyon yaratmak için gerekli malzemede kısıtlı oluyor
haliyle.
Popüler kültürün en sevilen imgelerinden biri olan Bond
rolünde Daniel Craig yine çok iyi. Belki en sevilen Bond aktörleri anketlerinde
pek adı geçmiyor ama emin adımlarla kendi Bond’unu seyircinin hafızasına
kazımaya devam ediyor.
Son tahlilde, Sam Mendes’in harika görüntüler ve çok güzel
kadrajlar ile sunduğu Skyfall, belki en iyi Bond filmi değil. Belki aksiyon
açısından zayıf. Belki Silva’yı filmin ikinci yarısına kadar saklayıp tadını
damağımızda bırakıyor. Ama kesin olarak en dramatik ve karakterlerini en çok
irdeleyen Bond. Ayrıca Genç Q, yeni M ve yeniden Moneypenny ile tanışmak, eski
bölümlere yapılan eğlenceli göndermeleri ve enfes açılış jeneriğini izlemek çok keyifli.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder