Kurtların Kardeşliği (Brotherhood of The Wolf) ile belli bir beğeni kazanan ve ardından Hollywood'a transfer olan Christophe Gans'in kotardığı ilk film, sırtını oyuna yaslıyor ve kurduğu atmosfer ile vasat üstü bir çizgide ilerliyordu. Üç boyutlu yeni Silent Hill ise, ilk filmin üzerine hiçbir şey koyamıyor. Buna zayıf oyunculuklar ve kötü senaryo da eklenince, bir cumartesi akşamı evde yapılacak korku filmi partisine meze olmaktan öteye gidemiyor.
Doksan dakika boyunca önümüze tonla klişe seriyor film. Şehir şehir gezip geçmişten kaçan aile, rüya içinde rüya, yeni geldiği okulda öğrenciler tarafından dalga geçilen genç, rüyada görülenlerin daha sonra gerçek olması ve daha niceleri. Sharon'ı kasabaya geri getirmek için görevlendirilen Vincent bir anda aydınlanma yaşayıp Sharon'ın iyi biri olduğuna kanaat getiriyor. Ne yaşadı, ne gördü de 180 derecelik dönüşe geçti, orasını Vincent'a sormak lazım. Tecrübeli korku filmi izleyicileri için bu durumlar önce komik sonra sıkıcı bir hal alıyor.
Görsellik filmin tek artısı. Kül yağmuru, tekinsiz koridorlar, sirenlerin çalmasıyla değişen kasaba ve yaratıklar ilk filmin de ilerisinde ama hikaye o kadar kötü ve içi boş ki, bunların hiçbirisi etkileyici olamıyor. Sevdiğimiz! tipler yeniden arz-ı endam ediyorlar. Vitrin mankenleriyle oynaşan yaratık başarılı bir tasarım. Finalde Claudia Wolf'un dönüştüğü mahlukat ise, seksenlerin sevilen korku serilerinden Hellraiser'den aşırma.
Sonuç olarak; bu tür filmlere hiç yakışmayan 'pembe dizi finali'yle Silent Hill: Revelation 3D, sinemada seyredilmeyi haketmeyen bir film. Boş bir zamanınızda DVD'sine göz atmanız yeterli olacaktır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder