9 Aralık 2012 Pazar

Flight

Hayatımıza Back to The Future serisi, Forrest Gump, Contact gibi harikalar hediye eden ama 2000 li yıllarda saplandığı saçma sapan animasyon takıntısı yüzünden kariyerini donduran Robert Zemeckis ile, yine 2000 li yıllarda kendini kasmadan standart oyunculuklarla kariyerini sürdüren (American Gangster hariç) Denzel Washington’ı buluşturuyor Flight. Çok ta iyi yapıyor. Zemeckis’in nasıl bir sinema dehası oluduğunu ve Denzel’in ne harika oynadığını hatırlıyoruz film sayesinde. Gereğinden fazla abartılmış olan Training Day, Inside Man ya da Man on Fire değildir Denzel’in gerçek gücünü gösteren filmler. Bu siyahi adamın, sınırlı sayıdaki mimik ve vücut entrikalarıyla nasıl seyirciyi ilk saniyeden itibaren avucuna aldığını görmek istiyorsanız; Glory, Malcolm X, Remember The Titans ya da Philadelphia’yı seyretmenizde fayda var.

Filme dönersek, Flight temelinde uçak kazasını anlatan bir film değil. İsmi de aslında fiziksel uçmayı değil, alkol ve uyuşturucu ile zihnin uçuşa geçmesini ifade ediyor. Filmdeki olay trafik kazası da olabilirdi, tren kazası da. Uçak kazası ve havayolları eşrafı sadece fon oluşturuyor hikayede. İnsanın kefaret ödemeden kendi özüne ulaşamayacağını anlatıyor Flight. Aradan da ‘kötü şeyler yapan insanlarla kötü insanları birbirine karıştırmamak gerek’ diye sokuşturuyor lafı. Zaten filmin tek kötü görünümlü karakteri Whip.


Bağımlılıklarımızın hayatı nasıl kolaylaştırdığı ama bir yandan da bize boş bir hayat sunduğu ikilemi Whip Whitaker karakteriyle vücut buluyor. Bağımlılık derken, sadece içki ya da uyuşturucu değil elbette. Televizyon, internet ve hatta monotonluğa olan bağımlılık. Zamanı kolay ve keyifli harcamamızı sağlıyor gibi görünseler de, temelde yaşamın içini boşaltıyorlar.

Filme teknik ya da oyunculuk açısından söylenecek herhangi bir söz yok. Zemeckis usta her zaman en iyisini yapar. Kelly Reilly, John Goodman, Bruce Greenwood ve Don Cheadle keyifli oyunculuklarla eşlik ediyorlar Denzel’a. Özellikle hastane merdivenlerindeki sigara sahnesi, filmin en kiyfli anlarından biri.

Sonuç olarak Flight’ı izlemek için o kadar çok sebep var ki: Zemeckis ustaya on iki sene sonra ‘hoşgeldin’ demek, Denzel’ı gerçek oyunculuğuyla izlemek, bağımlılıklarımızı gözden geçirmek, uçak korkumuzu ikiye katlamak bunlardan sadece bir kaçı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder