Açıkçası, fragmanlardan ve öngösterimlerde esen olumsuz havadan
dolayı, filmi izleyip izlememek konusunda kararsızdım. Belleğimdeki Orta Dünya
imajını bozacak her türlü hareketten kaçınıyordum. Fakat Peter Jackson ortaya
yeni bir şeyler koyamasa da, en azından kendi yarattığı yapıya ihanet etmiyor.
Bunda teknik ekip ve oyuncuların da payı büyük.
İtiraf etmeliyim ki, yaklaşık on yıl sonra tüm o
karakterleri yeniden beyazperde de izlemek o kadar keyifli bir nostalji duygusu
yarattı ki, Orklar bile sempatik göründü gözüme. Bir yandan da, hafızamıza o
kadar işlemişler ki, sanki daha dün onlarla birlikteymişiz gibi geldi bana.
Teknik açıdan filmin eleştirilecek hiçbir noktası yok.
Teknolojik gelişmeler Orta Dünya’ya çok iyi yedirilmiş. Alışkın olduğumuz
kamera hareketleri ve kadrajlar var karşımızda. Howard Shore’in ezberlediğimiz müzikleri yine
görkemli.
Filmle ilgili en büyük eleştiri, Bilbo’nun evinde geçen ilk
bölümün ağır ve sıkıcı olması. Toplamda yaklaşık dokuz saati bulacak bir
üçlemenin girişine bu kadar süre ayırmak ve seyircinin konuyu hazmetmesini
sağlamak kadar doğal bir şey olamaz. Yüzük Kardeşliği’nde de aynı durum söz konusuydu.
Filmin sadece kitabı okuyanlar için çekilmediğini kabul etmek lazım.
En başta da belirttiğim gibi, Jackson her şeyi olması
gerektiği gibi yapıyor ama üzerine yeni bir şeyler koymuyor ya da koyamıyor.
Bütün yapıyı bozmamak için bilinçli bir tercih olabilir. Benim dikkat ettiğim
nokta, Yeni Zellanda’da mütevazi bir yönetmenken, özgün olmayı başarabilen ve tamamen
kendi fikirleri üzerine kurulu filmler ortaya çıkaran bir yönetmendi Peter
Jackson. Amerika’ya taşındıktan sonra çektiği filmler (The Frighteners hariç -ki
o da başarısız bir filmdi) uyarlama. Bu durumun Jackson’ın yeteneğine ket
vurduğu kanaatindeyim. Braindead’ın muzipliğine ve zekasına bir daha hiçbir
Jackson filminde rastlayamayacağız bence.
Sonuç olarak, Peter Jackson’ın çektiği bir Hobbit filmini
eleştirmek gibi gereksiz bir çaba içine girmek yerine, oturun koltuklarınıza ve
filmin keyfini çıkartın. Tüm o eski dostlar ve düşmanlar ile hasret giderin.
Yenilere kucak açın.
Film öncesinde gösterilen, Star Trek Into Darkness’in dokuz
dakikalık açılış sahnesi de yeni yıl hediyeniz olsun.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder